Share

Selcen Küçüküstel 6 yıllık çalışmasını kitaplaştırdı


Moğolistan’ın kuzeyindeki Hövsgöl bölgesinde yaşayan göçebe Türklerden olan Dukhalar üzerine altı yıldır çalışma yapan Kültürel antropolog Selcen Küçüküstel, araştırmalarını “Rengeyiği Türkleri: Dukhalar” isimli kitabında topladı.
Yalnızca İnsanlara Değil, Doğaya da Eşitlikçi Bakıyorlar
Bir hayvanı evcilleştirmeyi başarmış ender avcı-toplayıcı topluluklardan biri olan Dukhaları yerinde inceleyen Selcen Küçüküstel, hem yüksek lisans hem de doktora eğitimini tamamlamak için bir yıldan fazla süre Dukhalar ile birlikte yaşadı. Küçüküstel, “Yerleşik düzene geçişle birlikte insan kendisini doğadan ayrı ve üstün bir konuma yerleştirdi, dolayısıyla günümüz insan merkezci Batı toplumlarına dönüştü. Ancak Dukhalar, doğayı canlı bir varlık olarak kabul ederek tüm canlılara saygıyla yaklaşan eşitlikçi bir topluluk olarak kaldılar. Bu toplum, bize tarihin en önemli olaylarından biri kabul edilen evcilleştirmenin sonuçlarını anlamamız bakımından eşsiz bir fırsat sunuyor” dedi.
Liderleri Yok
Dukhaların herhangi bir şekilde liderlerinin olmadığını belirten Selcen Küçüküstel, kitabında böylesine devasa bir evle nasıl ilişki kuruyor, ne gibi kurallara dikkat ediyorlar? Bir liderin olmadığı Dukhalarda eşitlikçi toplumsal ilişkiler nasıl yürütülüyor? Evcilleştirme Dukhalar için ne anlama geliyor? Rengeyikleri insanlardan ne gibi bir fayda sağlıyor? Dukhalar ava gitmeden önce ve av esnasında nelere dikkat ediyorlar? Ayı, Sibirya halkları için neden özel bir yere sahip? Hayvan kemikleriyle nasıl fal bakılıyor ve rüyalar bir avcıya nasıl bir pusula gibi yön gösteriyor? gibi soruların yanıtlarını okuyucularla paylaşıyor.
Ayılara Büyük Saygı Duyuyorlar
Kültürel antropolog Selcen Küçüküstel, Dukhaların ayılara büyük saygı gösterdiğini ve onlara abi şeklinde seslendiklerini dile getirdi. Küçüküstel, “Dukhalar ayılara çok büyük saygı duyarlar ve onları akrabaları olarak görürler. Hatta ayılara ‘hakka’, yani ‘abi’ diye seslenmek oldukça yaygındır. Buna rağmen ayılar aynı zamanda av olabilir ve afiyetle tüketilirler, fakat ayı avlarken uyulması gereken bir dolu detaylı kural ve tabu vardır. Ayılar için özel olarak uygulanan kurallardan en önemlisiyse ayılarla avcılar arasında yıllar önce yapılmış bir anlaşmadır, yani Dukhaların atalarından kalma bir inanıştır. Bu anlaşmaya göre eğer bir avcı ormanda ayı görürse ve ayı kaçıp ağaca tırmanırsa avcı bu ayıyı asla vuramaz. Benzer bir şekilde bir kişi ormanda yürürken silahsız olarak bir ayıya denk gelirse, o da ağaca tırmanmalıdır çünkü ayı ağaca tırmanan kişiye asla saldırmaz Bu, insanlarla ayılar arasında yapılmış eski bir anlaşma olarak düşünülür” diye konuştu.


Selcen Küçüküstel Kimdir?
1983 yılında Yalova’da doğan ve üniversite eğitimine kadar orada yaşayan Selcen Küçüküstel, yüksek lisansını kültürel antropoloji alanında yaptı. Berlin’deki Humboldt Üniversitesi Orta Asya çalışmaları bölümünde, Moğolistan’da yaşayan rengeyiği çobanı göçer bir topluluk olan Dukhalar üzerine yaptığı doktora çalışmasını 2018’de tamamladı. Akademik çalışmalarını Carlos III Madrid Üniversitesi’nde doktora sonrası araştırmacı olarak sürdürüyor. 2009-2014 yılları arasında Atlas dergisinde fotoğrafçı ve yazar olarak dünyanın birçok farklı yerini ziyaret ederek değişik kültürler hakkında fotoğraf çalışmaları da yürüten Selcen Küçüküstel, bu çalışmalarına şimdilerde Magma dergisinde devam ediyor.

 

Leave a Comment